4/4/2008 ·
AMBLEM, SİMGESEL İŞARET,
LOGO ve TİCARİ MARKALAR
Günümüzde kullanılan grafik simgeler; amblem, simgesel işaret, logo ve ticari marka gibi terimlerle adlandırılır. Amblem ve ticari marka, firma ya da ürüne kişilik kazandırır ve benzerlerinin içinde ayırt edilmesini sağlar. Tanınan bir amblem, ürünün garantisi haline dönüşür.
Amblem, simgesel işaret, logo ve ticari marka; aralarındaki küçük farklılıklardan dolayı sıkça birbirine karıştırılır. Bu terimleri örneklerle açıklamanın yararlı olacağı kanısındayız.
Amblemler:
Ürün ya da hizmet üreten kuruluşlara kimlikj kazandıran, sözcük özelliği göstermeyen; soyut ya da nesnesel görüntülerle ya da harflerle oluşturulan simgelerdir.
Simgesel işaretler:
Ürün, hizmet, düşünce ya da nesneyi simgeleyen işaretlerdir. Simgesel işaretler, topluma yaygın hizmet veren alanlarda evrensel bir dil oluşturmak amacıyla kullanılır. Trafik işaretleri, postane, ulaşım, hastane ve otellerde kullanılan işaretler, sigara içilmez levhaları ve ulusal bayraklar her gün karşılaşılan simgesel işaretlerdir.
Resimsel bir dil kullanılarak hazırlanan ve farklı diller arasındaki iletişim engelini ortadan kaldırmaya yönelik simgesel işaretlere “Piktogram” adı verilir.
Logolar:
Logo (logotype); iki ya da daha fazla tipografik karakterin sözcük halinde okunacak biçimde bir araya gelmesiyle oluşturulan ve bir ürün, kuruluş ya da hizmeti tanıtan marka ya da amblem özelliği taşıyan simgelerdir. Hem özel, hem de görsel mesajlar veren logolar da yeni tasarlanmış ya da var olan tipografik karakterlerden yararlanılabilir.
Logo, okur-yazar bir kitleye seslendiği için tarihsel olarak amblem ve diğer işaretlerden daha sonra ortaya çıkmıştır. Her logo tasarımı, tipografik bir deneydir. Başarılı logo tasarımları, içerdikleri simgesel yapı ile evrensel bir iletişim diline dönüşür.
Ticari Markalar:
Bir ürünün benzer ürünlerden ayrılmasını sağlamak amacıyla üreticiler tarafından kullanılan tanımlayıcı simgelerdir. Saf yeni yünü simgeleyen uluslar arası simge, ticari markaya örnek olarak gösterilebilir.
Ticari marka tasarımlarında anlaşılır, uyarıcı, ürün ya da hizmete uygun ve kolay hatırlanabilme gibi özellikler aranır.
Simge Tasarımında Değerlendirme Kriterleri:
Toplumumuzda; “Bir simge ne kadar çok unsura sahip olursa, o kadar çok şey anlatır.” Biçiminde yanlış bir düşünce egemendir. Karmaşık simgeler; değişik boyutlar ve zeminlerde işlev dışı kalmaya ve unutulmaya mahkumdur. Ayrıntılı bir düşünceye ya da kavramı yalın bir görsel biçime dönüştürmek, yani özetlemek, simge tasarımının temel ilkesidir.
Simge tasarımı, uzun bir araştırma ve çalışma süreci gerektirir.Grafik iletişimin en zor uygulama alanı olan simge tasarımında göz önüne alınması gereken başlıca kriterler şunlardır:
- Simge; tasarımcıyı değil, müşterisini ya da müşterisinin ürettiği hizmet yada ürünün niteliğini veya kalitesini yansıtmalıdır. IBM ve ABC gibi tanınmış logoları tasarlayan Paul Rand, simgenin tasarımcı tarafından yaratıldığını ama firma tarafından oluşturulduğunu söylemektedir.
- Simge; kamyon tentesinden kartvizit ve rozete kadar birçok değişik yüzey ve boyutta “okunabilir” olmalıdır.
- Simgeler tek renkle basıldıklarında temel özelliklerini yitirmemelidir.
- Birçok simge; kısa algılama süresi, zayıf ışık şartları ve görsel mesajlarla yüklü çevre koşulları altında izlenmektedir. Yalın bir tasarım, bu şartlar içinde güçlendirici ve etkileyici bir işlev görür ve karmaşık bir tasarıma oranla daha kolay akılda kalır.
AMBALAJ TASARIMI
Her ambalaj, market raflarında benzer markalarla rekabet halindedir. Müşteri, satın alma eylemi sırasında bu markalardan birini tercih eder. Başka deyimle, değişik tasarımcılar tarafından hazırlanan ambalajlar arasında bir seçim yapar. Her ambalaj, müşteri ile doğrudan bir ilişki içine girer.
Günümüz koşullarında her ürün kendi kendini satabilme özellikleriyle donatılmalıdır. Ürünü koruyan ve tüketiciye sunan ambalaj, bu nedenle büyük önem kazanmıştır. Reklamı yapılmamış ürünler bile bir ambalaj içinde piyasaya sunulur. Ambalaj; çekici, bilgi verici
Ve kaliteyi tanımlayıcı olmalı, mümkünse ürünü göstermelidir. Ürünün özellikleri ve kalitesi, tasarım üzerinde açıkça belirtilmelidir. Ambalaj içindeki ürünü temsil eden fotoğraf ya da illüstrasyon abartıdan uzak olmalı ve yanlış mesaj vermemelidir. Örneğin; niki tavuk budu içeren bir ambalaj üzerine üç tavuk budu resmi konulmamalıdır.
Ambalaj grafiği, grafik tasarımın özel bir uzmanlık dalıdır. Birçok tanıtım kuruluşunda, ambalaj konusunda uzmanlaşmış ve deneyim kazanmış tasarımcılar görev alır. Ambalaj üretimi; dikkat isteyen, pahalı bir iştir. Teknik bir yanlışlık, büyük zararlara malolabilir.
Ambalaj tasarımcısının amacı, reklam ya da diğer tanıtım işlerinde çalışan meslektaşlarından farklı değildir: Müşterisinin ürününü satmak.
Amerikan Motivasyon araştırmaları enstitüsü başkanı Dr. Ernest Dichter, ambalajı sessiz bir satıcıya benzetmekte; tüketicinin bir ürünü satın alırken, içeriği yerine ambalajını incelediğini söylemektedir.
Amerika’da bir süpermarket zincirinin sahibi; müşterilerinin her yıl yaklaşık 6000 yeni ürünün ambalajını incelediğini, bunların sadece %5’ine olumlu tepki gösterdiğini ve çekici bir ambalajın böyle bir seçimi doğrudan etkilediğini söylemektedir.
Ambalaj; ürünü içeren plastik, cam yada metal taşıyıcıları bu taşıyıcıların konulduğu karton kutuları ve bu kutuları içine alarak tek birim haline getiren büyük paket ya da mukavva kutuları kapsayan genel bir terimdir. Her taşıyıcı, kutu ve paket ayrı bir tasarım malzemesidir.
Ambalaj; ürünün ömrünü uzatır, taşıma maliyetini düşürür ve satıcı unsurunu devreden çıkarır. Ambalajın üzerindeki grafik tasarım ise; çekiciliği ve akılda kalıcılığı arttırıp, ürünün satın alınmaya değer olduğunu vurgulamak durumundadır.
Bir ambalajın alışılmış görsel kimliği, müşterinin sürekli aldığı bir ürünü hemen tanımasını sağlar. Ambalajında yeni ve alışılmadık bir tasarım bulunan ürünlerin pazarlanmasında her zaman bir risk payı vardır. Bu nedenle bazı firmalar; ambalajın seri üretimine geçmeden önce, müşterinin yeni ambalaj maketi üzerindeki tepkisini ölçme yoluna giderler. Bir ambalaj tasarımının en iyi sınayıcısı, zamandır. Alışılmış bir ürünün yeni bir çeşitlemesi çıktığında, ambalajın değiştirilmesi söz konusu olabilir. Bu değişim, sürekli müşteriyi kaybetmemek için aşama aşama uygulanmalıdır. Bazen özel bir tanıtım, yıl dönümü ya da kutlama için yeni ve farklı bir tasarıma ihtiyaç duyulabilir.
Grafik tasarımcı, dizi o0luşturan ürünlerin ambalajlarını tasarlarken, aralarında bütünlük sağlayıcı bir görsel kimlik oluşturmaya çalışır. Bu bütünlük içinde, ürün farklılıkları da vurgulanmalıdır.
Ambalaj tasarımcısı, ürünün özelliklerine uygun malzemenin seçiminden de sorumludur. Malzemeyi belirleyen en önemli unsur, taşıyacağı ürünün özellikleridir. Ürün; sıvı, ya da gaz halinde ve sert, yumuşak, ağır, hafif, uzun, kısa ya da yuvarlak özelliklere sahip olabilir. Ambalaj malzemesi, ürünün fiziksel ve biçimsel özelliklerine uyum sağlamalıdır. Ambalaj sektöründe; kağıt, karton, mukavva, oluklu mukavva, cam, jelatin, asetat, naylon, plastik, teneke, tahta ve alüminyum gibi malzemeler kullanılır. Besin ambalajının malzemesi, ürünün raf ömrünü belirler. Jelatinle ambalajlanmış bir bisküvinin raf ömrü, alüminyum folyo ile ambalajlanmış olana göre daha kısadır. Alüminyum, ürünü ultraviyole ışınlarından korur ve uzun süre taze kalmasını sağlar.
Her ambalaj tasarımının arkasında; hedef kitlenin yaş, cinsiyet, öğrenim durumu gibi özelliklerinin esas alındığı bir pazarlama stratejisi vardır. Örneğin, eğitim düzeyi düşük bir kitleye yönelen ürün ambalajlarında ana renkler tercih edilmektedir. Buna karşın, eğitim düzeyi yüksek tüketicileri hedefleyen ambalajlarda ara renk kullanımı artar.
Ambalaj grafiği çalışmasına iki boyutlu nesneler taslaklarla başlanır. Bu taslaklar daha sonra üç boyutlu nesneler üzerine uygulanır. Her tasarımın üç boyutlu maketi önceden hazırlanır ve renk sayısı taslak üzerinde denetlenir. Renk sayısı arttıkça, maliyet de artar. Ama üretici firmanın görsel kimliğinde yer alan bütün renkler, ambalaj üzerinde aynen kullanılmalıdır.
Kavanoz, şişe gibi ambalajlar tek yüzeylidir. Üst üste ve yan yana dizilen ambalajların yüzeyindeki üretici firma ve ürün adı, her yönden rahatça okunabilecek okunabilecek bir büyüklüğe sahip olmalı, gerektiğinde tekrar edilmelidir. Firma ve ürün adı, her yönden rahatça okunabilecek bir büyüklüğe sahip olmalı, gerektiğinde tekrar edilmelidir. Firma ve ürün adı süper market koridorlarında dolaşan dalgın müşterinin belleğine yerleştirebilen bir tasarım; başarılı bir tasarımdır. İstatistiklere göre, bir ambalajın pazarlandığı yerdeki algılanma ve değerlendirilme süresi sadece 2 saniyedir.
Ambalaj Tasarımında Değerlendirme Kriterleri:
- Ürünün doğrudan içine konulduğu cam, plastik, metal, kağıt gibi malzemelerden yapılan taşıyıcıların sağlığa uygunluğu ve ürünü koruyabilme özellikleri.
- Taşıyıcı kapların biçim ve boyutları. Bazı kapların ürün tüketilmeden sonra değişik amaçlar için kullanılabilme özellikleri
- Kap ya da şişelerin kolay açılıp kapanabilme özellikleri.
- Etiketlerin grafik tasarımı.
- Taşıyıcının içine konulduğu kutunun biçim, tasarım, kolay taşınma ve iskiflenme özellikleri.
- Kutuların konulduğu paket ve mukavva kutuların tasarımı.
Bir ürünün kapalı ambalajda satılması; o ürünün sağlıklı, güvenilir ve temiz olduğu
izlenimini uyandırır. Ambalaj, içerdiği ürünün bütün özelliklerini yansıtmalıdır. Maliyeti düşürme kaygısıyla, pahalı bir ürünün ambalajında ucuz malzeme kullanmak; büyük bir pazarlama yanlışıdır. Lüks bir ambalaj içinde sunulan alt kalitede bir ürün ise, müşteride aldatılmışlık duygusu uyandırır. Maliyet açısından her ambalaj, içerdiği ürünle bir bütünlük oluşturur. Ambalaj maliyeti, ürün maliyeti ile birlikte düşünülür. Çünkü ürün varoldukça, ambalaj da varolacaktır.
Ambalaj grafiğini diğer uygulama alanlarından ayıran en belirgin özellik; üç boyutlu bir
nesne üzerinde izlenmesidir. Ürünü satıcı özellikler, bir kutunun altı yüzeyine de yansıtılmalıdır. Yüzeyler arasında görsel devamlılık sağlanmalı, ama temel mesajın ambalajın ön yüzünde yer almasına dikkat edilmelidir. Bazı ambalajlar, yan yana dizildiklerinde de, görsel devamlılık oluşturacak biçimde tasarlanır.
Bir ambalaj, siyah-beyaz basın ilanlarında görsel etkisini yitirmemeli, raflarda yan yana duran benzerlerinden hemen ayırt edilen özelliklere sahip olmalıdır.
Pazarlama, estetik, maliyet, üretim ve yasal standartlar gibi kriterlerin hepsiyle aynı düzeyde uzlaşan bir ambalaj örneği bulmak neredeyse olanaksızdır.
Estetik ve maliyet açısından en özenli ambalajlar, kozmetik ürünleri ve eloktronik eşyalar için yapılmaktadır. Besin maddeleri ve günlük tüketim ürünlerinde kullanılan ambalajlarda ise, üretim ve maliyet kriterleri estetiğin önüne geçer.
Amerika’da ambalaj tasarımı konusunda isim yapmış firmalardan biri olan Landor’a göre; “Kısmen araştırma, kısmen de içgüdülere dayalı olarak biçimlenen her ambalaj; sanat ve psikolojinin bir sentezidir. Müşterinin gözüne takılmak, ambalaj tasarımının tek amacı değildir. Ambalaj, ürün hakkında hemen ve konuşmadan bir şeyler anlatabilmelidir.”
Her firma ve ürünün bir kişiliği vardır. Kişilik özelliklerini doğru analiz edip görselleştirmek ise, tasarımcının görevidir. Sağlamlık, dayanıklılık ve işlevsellik gibi özellikleriyle ön plana çıkan bir el aletinin ince, süslü ve zarif bir tasarım diliyle sunulduğu ambalaj; ürünün kişiliğini temsil etmez ve satışlarının düşmesine neden olur.
Grafik tasarımcı, alışılmışın dışında biçimsel özellikleri olan bir ambalajın üretiminde bir endüstri tasarımcısıyla işbirliğine girer. Üretim aşamasında; makinelerin teknik olanaklarının, kesim ve katlama biçimlerinin, kağıdın doku yönünün ve metallerle çalışma yöntemlerinin iyi öğrenilmesi gerekir.
Ambalaj tasarım stüdyosu, müşterisine üç boyutlu bir maket hazırlar. Maket üzerinde kullanılan malzeme ile üretimde kullanılacak malzeme aynı olmalıdır. Ambalaj üzerindeki grafik unsurlar, bağımsız parçalar halinde hazırlanıp maket üzerinde bir araya getirilir. Böylelikle, taslak üzerindeki düzeltmeler kolayca yapılabilir.
Kutu ambalajı tasarımının ilk aşaması; açılım planının üretimde kullanılacak karton üzerine çizilmesidir. Bu çizgiler, ambalaj katlandığında iç kısımda kalmalıdır. Katlama sonrasında kutunun deforme olmaması için, kağıdın doku yönünün dikey katlama çizgileri ile aynı yönde olmasına dikkat edilmelidir. Açılım planı en dışta kalan çizgilerden kesilir ve karton katlanarak kutu haline getirilir. Kesimde kullanılacak bıçak izinin çiziminde, kutu maketi örnek alınır. Ambalajların açılım planlarının ve bıçak izlerinin hazırlanması ve ölçülendirilmesinde bilgisayardan yararlanılmaktadır. Bıçak izi, kağıt tabakası üzerine büyük fireler vermeyecek biçimde yerleştirilmelidir.
Ambalaj Tasarımında Yasal Zorunluluklar
Gelişmiş batı ülkelerinde ambalaj tasarımlarında uyulması gereken yasal zorunluluklar şöyle sıralanabilir:
- Ürün Tanımı: Ürün, ambalaj üzerinde doğru, tam ve açık bir şekilde tanımlanmalıdır.
- Malzeme ve Üretim Bilgileri: Birçok ülkede; ağırlık, üretim yeri, lif oranı(elbise ve dokumalarda), aktif maddeler ve dozları (ilaç ve kimyasal ürünlerde) ile ilgili bilgiler ambalajlar üzerine yasal olarak konulmalıdır.
- Barkodlar: Ürün hakkındaki bilgileri değişik kalınlıklardaki dikey çizgilerle gösteren barkodlar, günümüzde bütün ticari ambalajlarda kullanılmaktadır.
Dışa açık Pazar ekonomisini benimseyen ülkemizde ambalaj sektörünün estetik ve
işlev yönünden gelişebilmesi için, bu konuda eğitim görmüş grafik tasarımcılar ve
endüstri tasarımcılarıyla işbirliğine girmesi gerekmektedir.
TASARIM NEDİR? TASARIM DALLARI:
Tasarım; günümüzde oldukça sık kullanılan, etkileyici bir sözcüktür. Ama, ne anlama geldiği tam olarak anlaşılmaz. Tasarım; bir model, kalıp ya da süsleme yapmak değildir. Bir tasarım kendi içinde bir yapıya ve bu yapı arkasında bir planlamaya sahip olmalıdır. Bütün sanatların temelinde bir tasarım olgusu bulunmaktadır. Tasarlama eylemi, oluşturulacak yapının organizasyonu ile ilgili her türlü faaliyeti içine almaktadır.
Elizabeth Adams hurwitz, kitabının başlığında bu sözcüğün kısa bir tanımını da yapar: “Tasarım: Gerekli Olanın Araştırılması”
Yale Üniversitesi Tasarım Bölümü’nden Prof. Robert Gillam Scott; “Ne zaman tanımlanmış bir amaç için bir şey yapıyorsak, o zaman tasarlıyoruz” demektir. Başka bir deyimle; tasarım belirli bir amaç gözeten yaratıcı bir eylemdir.
Ünlü reklamcı Ivan Chermayeff, tasarımın zeka ve sanatsal yeteneğin ortak bir ürünü olduğunu belirtmektedir.
Değişik disiplinlerde çalışan birçok tasarımcının mutlaka yaratıcı sanatçılar olmaları beklenmemelidir. Tasarım, çok kesin ama aynı zamanda da karmaşık bir yapıya sahiptir. Ancak bir planlamanın olduğu yerde bir tasarım olgusundan zözedilebilir. Örneğin, akşam yemeği için sofra hazırladığımız sırada bile tasarımla ilgili bazı sorulara yanıt bulmak zorunda kalırız.
Uygulamalı tasarım dallarını üç anabaşlıkta toplamak mümkündür: Endüstri Tasarımı, Çevre Tasarımı ve Grafik Tasarım.
Endüstri Tasarımı;
Üç boyutlu nesnelerin tasarlanması ve geliştirmesiyle ilgilidir. Makineler, araç-gereçler, mutfak malzemeleri ve diğer birçok ürün endüstri tasarımcısı tarafından biçimlendirilir. Bu ürünlerin ambalajı ise çoğunlukla grafik tasarımın çalışma alanı içine girer.
Çünkü her ambalaj, üç boyutlu hale getirilmeden önce iki boyutlu bir yüzey halinde tasarlanmak ve baskıya verilmek zorundadır. Endüstri tasarımcısı; kullanımı ve üretimi daha kolaylaştıracak yöntemleri araştırır, bunun yanı sıra dayanıklılık ve işlevselliği göz önünde bulundurur.
Çevre Tasarımı ise,
Bina, peyzaj ve iç mekan tasarımını kapsayan oldukça geniş bir çalışma alanıdır. Bu alanda da tasarımcının görevi pek değişmez: Dayanıklı, işlevsel ve estetik olanı bulmak.
Grafik tasarımcısı ise
Genel olarak, okunan ve izlenen görüntülerin tasarımından sorumludur. Afişler, kitaplar, bilgi ve uyarı işaretleri, broşürler vb. grafik tasarımın etkinlik alanı içine girer. Grafik tasarımın amacı da gerek iletişim, gerekse estetik kaliteyi en üst düzeye çıkartmaktır.
Binalar, iç mekanlar, endüstri ürünleri ve görsel iletişim araçları önceden tasarlanmış olsunlar ya da olmasınlar, bizi her hangi bir biçimde etkilerler. Bu etki, olumlu ya da olumsuz olabilir. Tasarım mesajını doğru ve etkili olabilmesi için tasarım ilkelerinin bilinmesi ve bu bilgilerin nasıl işleneceğinin öğrenilmesi gereklidir.
TASARIMIN GÖRSELLEŞTİRİLMESİ
19. yüzyıl sonlarında yeni yeni ortaya çıkmaya aşlayan ve o zamanlar hiçbir saygınlığı olmayan reklam firmalarında metin yazan kişi, hazırlanan ilanda neyin nereye yerleştirileceğini
Kabaca gösteren bir kroki çizerek, bunu üretim teknolojisini iyi bilen, yazı karakterlerini ressama iletiyordu. Ressamın hazırladığı çalışma ise bütünüyle kopyaya dayanmaktaydı. Bu kişiler kesinlikle birer tasarımcı değildiler.
Tasarım süreci
*Problemin Tanımı
*Bilgi Toplama
*Yaratıcılık ve Buluş Süreci
*Çözüm Bulma
*Uygulama
Müzik, edebiyat gibi sanat ve tasarım dallarında yaratıcılık, bilinmeyeni bulma ve her yeni probleme yeni bir çözüm getirme uğraşısıdır. Başka bir deyimle sanat, boş bir sayfanın egemenliğine ya da hiçbir şeyin var olmadığı bir ortama yaratıcılık gücüyle bir tür meydan okumadır.
Daha önce de belirttiğimiz gibi, yaratıcılık konusunda kesin ve şaşmaz bir formül ya da kuram yoktur. Yeniden üretme ya da taklit etme amacına yönelik çalışmalarda, geçmişdeki uygulamalar örnek alınabilir, ama bu uygulamalar günümüzün yaratıcılığına öncülük edemez.
Yaratıcı sürecin bu tanımlanamazlığına karşın, tasarım süreci ve temel yaklaşım biçimleri üzerine bir çok şey söylenebilir. Tasarımcının bir işi üzerine almasıyla, tasarım süreci başlar. Bu süreç, problemin çözümüne ve bu çözümün müşteri tarafından kabul edilip uygulanmasına kadar sürer.
Bir çok bağımsız tasarımcı ya da tasarım grubu, tasarım problemlerinin çözümüne oldukça farklı yaklaşımlar getirmişlerdir.
Genellikle bir tasarım probleminin çözümünde yukarıda listelediğimiz beş aşama vardır. Bu aşamalar, çalışmanın tamamlanma süresine bağlı olarak çok kısa bir zaman dilimine sıkıştırılabilir ya da uzun bir süreç içine yazılabilir.
Tasarım süreci; planlı ve yöntemsel olabileceği gibi, rastlantısal ve sezgisel özellikler de göstere bilir.
1. Problemin Tanımlanması:
*Neye ulaşmak istiyorsunuz? Her şeyden önce, ele alınan konu ile ilgili olarak bir grafik malzemeye ihtiyaç olup olmadığının araştırılması gerekir. Tasarımın amacı nedir? Amaç; toplumu bilgilendirmek, karmaşık bir kuramı açıklamak, değişik sosyal, politik ya da dinsel bakış açılarını tanıtmak ya da sadece eğlendirmek de olabilir.
*Mesajınız kimi hedefliyor? Belirli bir hedef kitleye sahip olduğunuzu varsayalım. Bu kitlenin büyüklüğü nedir? Hangi yaş grubuna ve cinsiyete sesleniyorsunuz? Bu kitle nerededir? Bölgesel mi, ulusal mı yoksa uluslar arası bir kitle midir? Hedef kitlenin ortak ortak özellikleri var mıdır?
*İleteceğiniz mesaj ne olacaktır? Hedef kitlenin özellikleri ve büyüklüğü, ileteceğiniz mesajın içeriği konusunda alacağınız kararlarda size yardımcı olur. Örneğin, halka açık bir telefon kulübesine bir bakım klavuzu asmanın gereği yoktur. Böyle bir kulübede yer alması gereken şey; jeton ya da kartın nasıl ve ne zaman ve nereye konulup, aranacak numaranın nasıl ve ne zaman çevrileceği konusunda bilgi veren bir açıklama klavuzudur. Bakım klavuzu ise sadece telefon şirketlerinin bakım teknisyenini ilgilendirir ve telefon aracının iç bölümünde yer almalıdır.
*Mesajınızı nasıl ileteceksiniz? Mesajınızı iletmede seçeceğiniz yöntem, ihtiyacınıza en iyi ve en mantıklı yanıtı vermelidir. Örneğin, sadece çok istediğiniz için afiş tasarlamaya karar veremezsiniz.
Bir tasarımcı, problemin tanımlanması aşamasında bu ve buna benzer birçok soruya yanıt bulmak zorundadır: Tanıtım şey ; bir ürün mü, bir hizmet mi, yoksa geleceğin alıcısını mı hedefliyor? Amaçlanan şeyler kısa vadeli mi, yoksa uzun vadeli midir? Tasarım içinde tanıtımı ya da satışı sağlayacak unsurlar nelerdir? Tasarıma konu olan ürün, hizmet ya da düşünceyi fiziksel, parasal ve süre açısından sınırlayan unsurlar nelerdir?...
Bazen tasarım, bir ürünün sadece varlığını ve fiyatını duyurmakla sınırlandırılabilir. Tasarımcı; ürün hakkında yanlış bilgilenmenin önüne geçmek, ürüne benzerlerinden farklı bir kişilik kazandırmak, ürünün kullanım biçimini ve değerini tanıtmakla yükümlüdür. Ne var ki, bazen tasarımlar yalnızca tanıtımı yapılan ürün ya da hizmeti
Yaratıcılık Nedir?
Nuray Kansu
İnsanlara bir şeyin nasıl yapılması gerektiğini söylemeyin. Yapılmasını istediğiniz şeyin ne olduğunu söyleyin ve yaratıcılıkları ile sizi nasıl hayran bırakacaklarını görün.
General George S. Patton
Yaratıcılık, olmayan bir şeyi hayal edebilme, bir şeyi herkesten farklı yollarla yapabilme ve yeni fikirler geliştirebilme yeteneğidir. Başka bir deyişle yaratıcılık herkesin gördüğü şeyi aynı görüp onunla ilgili farklı şeyler düşüne bilmektir. Yaratıcılık günlük olaylara ve nesnelere herkesten farklı bakabilmek ve farklı yaklaşım tarzı geliştirebilmektir. Yaratıcılık, olağan, günlük şeylerin özel olmasını, özel şeylerin de daha çok günlük hayata girip doğal şeyler olmasını sağlar.
Eğer hayatınızdaki günlük şeyleri farklı ve yeni yollarla yapıyorsanız bu sizin yaratıcılığınızı gösterir. Örneğin evinizde ya da işinizde her gün yaptığınız işleri değişik şekillerde, değişik yollarla yaparak yine aynı sonucu almanız bu işlerin yapılış şekline yaratıcılık katmış olmanız demektir. Denediğiniz her yeni şey size yeni bir şey öğretecektir. Denediğiniz yeniliklerde hatalar yapabilirsiniz. Yaratıcı olmanın riskli tarafıdır bu. Risk alarak yeni şeyler dener ve keşfedersiniz.
NİKOLA TESLA
" Şimşekler yüksek tavanlı odayı ürkütücü bir parıltıya boğuyordu. Hava keskin bir ozon kokusuyla doluydu. Bir yılan gibi kıvrılıp dallanan yıldırımları üreten makinesinin hemen altında, kitabına dalmış, okumayı çok seven bir beyefendi, her zamanki sandalyesine oturmuş, yıldırımlardan zerre kadar etkilenmeden tarihi yaratıyordu "
Nikolai Tesla çağımızın en büyük dahilerinden biridir. İcat kelimesi herkesten çok ona yakışır. Patent büroları her biri bir devrim yaratmış onlarca patentini kayıtlarına almıştır. Ama şanssızdır, politikadan anlamaz, imkansızı ütopyayı ister. Bu nedenle Edison'u tanırsınız onu ise bilmezsiniz.
Kirli elbiseleriyle büyük bir maceraya atılacak genç adamın bavulu çalınmıştı. Kuzgun rengi saçları ve kültürlü diliyle Transatlantiğin kapısında kararsızca kendisini süzen görevliye durumunu anlattı. Sonra keskin hafızasından bir bilet numarası söyledi. Sadece bir kez gördüğü biletin seri numarası. Böylece gemiye bindi. Uzun seyahati yıkanmadan geçirilen berbat bir ortamda onu Amerika'ya ulaştırdı.
İlk işi Avrupa yapımı bir dinamoyu tamir etmek olan Tesla aldığı parayla yatacak bir otel odası ve yemek buldu.
Thomas Edison'u arıyordu. Sonunda buldu da. Hayallerinin adamı düş kırıklığı yarattı onda. Alternatif akım projesini hararetle anlattı. Edison icatlarını anlatan bu Avrupalı beyi dikkatlice dinledi, teknisyen olarak işine yarayacağını düşünüyordu belki de. Anlattıkları ise umrunda bile değildi.
Böylece Tesla işe girdi. Bir geminin elektrikle aydınlatılması işiyle kendisini ispatladı. O yıllarda alternatif akım kullanılmıyordu. Edison'un elektriği çok kısa mesafelere ve çok pahalı ulaşan bir lükstü. En son çalıştıkları işte Edison'un sorunlu sistemi - doğrudan akım - için senkronize çalışan dinamoları tasarlayarak nefis bir çözüm sundu. Edison'un cevabı bu buluşa ufak bir ek yapıp patenti kendi üstüne alarak, Tesla'ya söz verdigi parayı vermemek şeklinde ucuz bir davranıştı.
Tesla sonu gelmeyen macerasına bu olaydan sonra tek başına atıldı. Yıllar geçtikçe alternatif akımı bulacaktı. Buna uygun dinamo ve elektrik motorlarını ve tüm enerji sistemini. İlk hidroelektrik santrali de onun eseri olacaktı.
" Bir ikindi vakti arkadaşı Szigety ile birlikte şehir parkında günbatımına doğru yürüyorlardı ve Tesla Goethe'nin Faust'undan pasajlar okuyordu. O an, ' Fikir bir şimsek gibi çaktı ve bir anda gerçek tüm çıplaklığıyla karşımda parıldamaya başladı.' Tesla'nın çırpınan uzun kolları nöbet geçiriyor gibi öne doğru uzanmıştı. Szigety telaşlanmış, arkadaşını bir banka oturtmaya çalışıyordu ama Tesla bir dal parçası bulana kadar rahat edemeyecekti. Oturur oturmaz toprağın üzerine bir diyagram çizmeye başladı. ' Bak işte motor burada, bak da gör nasıl da tersyüz ediyorum onu '. AC motorunu böyle buldu."
Hep hayallerinde gördüğü şeydi. Niagara Şelaleri üstünde kurulan bir sistem. Su dönüyor, gürlüyor, kabarıyor, kükrüyor ve yapacağı icat bundan alternatif akım elektrik üretiyor. Fikirlerini anlattığı pek çok kisi ya yoğun bir hayranlık ya da kafa karışıklığı ile ayrılırdı yanından.
"Küçük çocuk pastasını küplere bölmüştü, bir parçayı yemek için çatalını uzattığında annesi sert Slav sesiyle durdurdu onu. 'Önce o dilimin hacmini hesapla!' Genç beyin yutkundu, ustaca gözledi ve sonucu söyledi. Anne başını salladı. Babası ise bildiği pek çok Avrupa dilinden birinde
'Tebrikler Nikola' dedi"
Çocuk özeldi. Yugoslavya'da 1856 yılının 9 Temmuz'unu 10 Temmuz'una bağlayan gecede doğmuştu. Yaşamı doğal güzellikler içinde başlayan Tesla'nın çocukluğuna, dahi ağabeyinin küçük yaşta yaşamını yitirmesi gölge düşürdü. Ailesi hep onu ağabeyiyle kıyaslayacak ve sevgilerinde hep bir burukluk olacaktı.
Ömrü boyunca evlenmedi. Sevgisini gizledi ya da duyurmak istemedi diyelim. Platonik aşkları olduğu söylense de açığa vurmadı.
"Elbette Edison'un alternatif elektriğe karşı yürüttüğü kampanya çok çirkindir. Tüm politik ve medyatik gücünü kullanarak yüzlerce hayvanı alternatif akımla öldürerek Tesla'nın elektriği sizi de böyle öldürecek demiştir. Kaderin ilginç bir cilvesi olarak parlamentoya asılarak idam cezası yerine elektrikle idamın zarifliğini! yine Edison önerecektir.
Bu öykü kitaplarda okuduğumuz binlerce denemeyle ampülü bulan dahiye farklı bir bakış açısı verir"
Tesla, Edison'dan ayrıldıktan sonra kapitalist bir dünyanın sert dişlileri arasında olduğunu anlamaya başladı. Buluşları ekonomik bir değer taşımazsa üreticiler kaynak sağlamayacak o da çok pahalı teçhizatlar isteyen deneylerini gerçekleştiremeyecekti.
Bu düşüncelerle A.K. Brown ile Tesla Electric Company'yi kurdu. Otuz civarinda patent aldı. Bu patentler, alternatif akım için jenaratörler, transformatörler, elektrik motorları kablo tasarımlarından oluşuyordu. Edison acı bir yolla izlenmesi gereken yolu ona öğretmişti.
Westinghouse adında bir işadamıyla tanıştı. İşadamı bu genç titiz ve soylu görünümlü Avrupalı'nın kendisine çok para kazandırabileceğini gördü. Gerçekten de Tesla'nin yüzlerce irili ufaklı buluşu ile bir dünya devi olacaktı Westinghouse.
1893 Chicago Dünya Fuarı'nda gelecek yüzyıldan gelmişçesine çalışan dev dinamolarla sistemini dünyaya tanıttı. Edison'un doğru akımının katlarca gömlek üstünde olan alternatif akımı. 96.620 ampulle fuar alanını aydınlattılar.
Yüksek voltaj elektriği bedeninden geçiren Tesla pek çok enteresan gösteri yaptı. Bu olayla birlikte savaşını kazandı. Dünya hayal ettiği teknolojiyi benimsedi. Artık ortasınıfta aydınlanabilecek, ısınabilecek ve makinelerden yararlanabilecekti.
Yıllar ilerledikçe radyoyu bulacak ancak Marconi onun yerine tarihe geçecek o sadece gülümseyip "Bırakın devam etsin yaptığı alet benim 17 patentimi kullanıyor" diyecektir. Marconi'nin sesi iletmesi gibi görüntü ve ses iletmesi beklenirken o hertz dalgalarını küçümsemekte ve teta4 dalgaları ile uğraşmaktaydı.
Tesla'nın radyo hakkında haklı olduğu ancak ölümünden sonra Amerikan "Supreme Court" mahkemesi tarafindan 1943 yılında karara bağlanarak gerçek mucidin Tesla olduğu ilan edildi.
Tesla inanılmaz bir gösteriyi Marconi'den çok önce gerçekleştirmişti.
Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır
« Önceki ::